Hürriyet Kasidesi görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim felekten intikam almak demektir ehl-i idrake durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı ziya dûr ise evc-i rif’atinden iztırâridir biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i osmaniyânız kim biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ye bidâd ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimiyetten sapmış görerek kendi arzumuz ve saygınlığımız ile devlet kapısından ayrıldık. kendini insan bilenler halka hizmet etmekten usanmaz, mürüvvet sahibi olanlar zavallılara yardım etmekten kaçınmaz. eğer millet, hor görülmüşse onun şanına bir eksiklik geleceğini sanma; yere düşmekle cevher, değerinden özünden birşey kaybetmez. vücudun mayası, vatan toprağıdır; bu vücut, acı ve sıkıntı içinde vatan yolunda toprak olursa, en küçük bir üzüntü duyulmaz. dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir; insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir. hayatın değerini şöhretin güzelliğinden üstün tutanlar ile geçici zevklere ebedî feyiz tercih edilir. insanlarda hayatın uzamasına bunca düşkünlük nedendir; insan emaneti koruyacağı yerde ondan niçin menfaat bekler? kişi dünyada herkesten kendini alçak görür, ayıplanmaktan kaçınır, fakat kendi nefsinden utanmaz. akıllı ve bilinçli olanların, yaptıklarından pişman olup çalışmalarını artırması ve bunlardan ders alması, felekten intikam almak demektir. başarının, üstünlüğün değeri, milletin gönül birliğinde durur; koruma ve kollama eserleri ise ümmetin düşüncesinin çarpışması ile çıkar. iktidar sahibi bir kişinin azim gücü, dünyanın bir düzene girmesini sağlar; metanet sahibi kişilerin ayaklarını sağlam basması ile cihan titrer. kader, her feyzini, her lütfunu bir zaman için saklar; milletteki gevşeklikten, zayıflıktan sakın korkma! zincire vurulmuş aslana ayaklarının güçsüzlüğü töhmet değildir; bu dünyada nasipsiz himmet sahiplerinden talih utansın. işık yüksekliğin doruğundan uzaksa çaresizliktendir; tabiat yerde sürünen kabiliyetten utansın. biz o osmanlılar boyunun ulu soyundanız; mayamız, bütünüyle şehadet kanıyla karılmıştır. biz o yüce hamiyetli, çalışkan ve güçlü kişileriz ki bir küçük aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet meydana getirdik. biz o yüce yaratılışlı milletiz ki hamiyet meydanında ayaklar altında toprak olmaktan bize ölüm daha iyi gelir. hürriyet mücadelesi korkulu ateş olsa ne dert, yiğit olan bir insan gayret meydanından kaçar mı? cellâdın can yakan kemendi acımasız bir ejder bile olsa, yine bin defa esaret zincirinden daha iyidir. felek her türlü eziyet yollarını toplasın gelsin, millet yolunda hizmetten dönersem kahpeyim. bu yolda çektiğim acılar, sıkıntılar anılsın; bunun en basit zevki bile vezirlikten, sadrazamlıktan daha iyidir, yücedir. vatan, bir vefasız alaycı sevgiliye dönmüş, aşkına bağlı olanları gurbet acılarından ayırmıyor. korkudan, yalvarma yakarmadan uzağım; benim yanımda görevim menfaatimden, hakkım hükûmetin kötü niyetlerinden daha üstündür. ey adaletsiz, milletin yiğitleriyle mücadeleden sakın; senin zulmünün kılıcı hamiyet kanının ateşi karşısında erir. zulüm ile, işkence ile hürriyeti ortadan kaldırmak ne mümkün; eğer kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan idraki kaldırmaya çalış. gönülde çalışma gevheri, elmas cevherine benzer; ağırlığın tesirinden, baskının şiddetinden ezilmez. ey hürriyetin güzel yüzü, sen ne büyüleyici imişsin. gerçi esaretten kurtulduk derken senin aşkının esiri olduk. şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme; güzelliğin, milletin nazarlarından ebediyete kadar uzak kalmasın. ey geleceğin umudu, sen ne can dostuymuşsun; dünyayı bütün üzüntü ve sıkıntılarından kurtaran sensin. hükmetme çağı senindir, hükmünü dünyaya geçir; allah yüceliğini her türlü belâlardan korusun. ey yaralı kükreyen aslan, senin gezdiğin güzel sahralar zulmün köpeklerine kaldı, artık gaflet uykusundan uyan!
çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten
mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten
hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten
ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten
köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten
hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten
nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten
utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten
edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten
çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten
cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten
fütur etme sakın milletteki za’f u betaetten
felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten
hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten
muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten
cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten
bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten
kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten
müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten
dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten
ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten
ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten
vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten
erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten
çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten
ezilmez şiddet-i tazyikten te’sir-i sıkletten
esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten
cihanı sensin azad eyleyen bin ye’s ü mihnetten
hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten
uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten
0 yorum yazılmıştır